KIRIM Tatar Köyü: KARAÇAY
  Ahlak ve Saygı Kuralları
 

 

AHLAK KURALLARI VE YAŞANTILARI
 
1.Ahlak kuralları:

       Aile teşkilatı, en yaşlı ve ihtiyar erkeğin (kartbaba, dede, veya baba ) idaresi ve otoritesi altındadır. Bunlar bulunmadığı ortamda hüküm ve otorite yaşlı kadınlara (kartana, nine veya ana )geçer. Bu ihtiyarlar sağ kaldıkça, çocuklar ve torunlar bir arada koranta karaltısında yaşarlar ve çalışırlar. Ana ve babalarının sağlığında evlenmiş gençlerin bile aile topluluğundan ayrıldıkları çok az görülmüştür. Bu ayrılmaya “kazan ayırma” denir. Bu bir merasime tabidir. Hoş karşılanmayan bir olay sayılır. Zorunluluğun icabı olarak kabul edilirdi.

Bir arada olmak aile sevgisinin, dayanışmanın, ekonominin genişlemesi demektir.

Bu düşünce ve alışkanlık geleneğine sahip olan halk yaşlı ve ihtiyar heyeti olan meclisler tarafından idare edilirdi. Meclisin üyeleri köyün namuslu, şerefli, doğru, akıllı, okumuş, dini bilgileri fazla, tecrübeli ve bilgili saygın kişilerdir. Meclisin kararları her zaman doğru kabul edilirdi.

2.Saygı kuralları: 

       Kırım tatarları ihtiyarlara karşı kadın veya erkek olsun çok saygı gösterirler. Evin en iyi yerine (törüne) köyün hocası, öğretmeni, misafirleri, yaş sınırına göre yaşlıları oturturlar. Gençler genellikle ayakta dururlar, ilk önce büyüklerin ellerini öperler. Yaşlıların yanında bırak bağırır çağırmayı seslerini bile yükseltemezler. Sigara ve içki içmezler. Oturulacak yer varsa arka taraflarda otururlar. Kendinden büyük biri geldiğinde yer verirler. Söz sırası gelmeden konuşmaz, konuştukları zaman ise yaşlılara karşı saygı ve nezaket göstererek konuşurlar.
Kırım tatarları adet ve geleneklerine bağlıdırlar. Muhafazakar ve dinlerine düşkündürler. Doğruluğu, dürüstlüğü, komşuluğu sever ve takdir ederler. Çalışkan ve akıllı oldukları için tembelleri sevmezler.
Kırım halkı toplu halde kadın ve erkek bir arada eğlenmeyi, milli müzik ve oyunlarla neşelenmeyi severler. Akrabalar ve dostlar kış mevsiminde kendi aralarında ziyaretler tertip ederler. Kasım ayından, mart ayına kadar süren zamanda köylülerin işsizlik, rahatlama, misafirleşme mevsimidir.
  İlkbahar gelince tarla işleri başlar. Ekilecek yerler ekilir, sulanacak yerler sulanır, koyunlar kuzular, yünleri kırkılır, sütleri sağılır, peynirler yapılır, bahçelere de tarhana yapılır, kuskus ovulur, makarna (lakşa) kesilir, salça, turşu yapılır. Köylülerin ilkbahar ve yaz mevsiminde hiçbir boşlukları yoktur. Sonbaharda genellikle düğünlerini yaparlar. Çünkü işleri azalmış, harman kalkmış cepleri para görmüştür.
Bu güzel saygı ve ahlak kurallarının bazıları hala daha muhafaza edilir. Milli karakterlerini ve vasıflarını korumak ve kurtarmak, bunun gibi geleneklerinin büsbütün yok olmasını önlemek için en gerekli ve faydalı önlemlerin alınması gerekmektedir.
 
  Toplam 125358 ziyaretçi (296702 klik)  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=