KIRIM Tatar Köyü: KARAÇAY
  Toylar
 

 

KIRIM TATARLARIN DA TOY (DÜĞÜN)
 
 
“Toy “ sözü halkımızın kullandığı en eski kelimedir.Ziyafet,şölen,yemekli eğlence şeklinde izah edilir.Bir çocuk dünyaya geldiği zaman “LOKSA TOY” yapılır.Doğum yapan kadının evinde akrabalara verilen yemektir.Bunun bir özelliği yemek olarak katlanşıklı  göbete ve hoşaf verilmemesidir.Göbeteyi kayınvalide ,kızın annesi ,görümceleri eltileri kardeşleri ve yakın akrabaları yaparlar.Gelen misafirlere ikram edilir.Misafirler hediyelerini verirler.
Çocuğa isim verilirken düzenlenen ziyafete  “AT ATMA TOY “ denilir. En yakın akrabalar çağırılır. Kuran okumayı bilen yaşlı bir erkeğin doğan çocuğun kulağına ezan okuyarak üç defa koyulacak ismi söylemesidir.Misafirlere yemek ikram edilir.
Çocuk yürümeye başladığında “TAY-TAY-TOY” YAPILIR.Komşu ve yakın akrabalar toplanır.Yağlı çörek (maylı  kalakay )pişirilir.Yenmeden önce çocuğun bacakları arasından yuvarlattırılır.Çocuk düz yürüsün,sağlam olsun diye.Buna bazıları “KALAKAY TOY” da derler.
Çocuğun dişi çıkrığında yapılan toya “MISIR TOY “DENİR.Bu toyda yemek verilmez.Suda mısır kaynatılır ve misafirlere ikram edilir.Bu toyda genellikle çocuklar olur.Toyun anlamı;çocuğun dişleri mısır gibi dizilsin,mısır taneleri gibi sağlam olsun.
Bu toylara umumiyetle akrabalar ve yakın komşular davet edilerek yapılır.Fakat cemaat çağrılmaz.Yemekten sonra şarkılar söylenir,oyun oynanır, toyu yapılan çocuğa hediyeler verilir.
Çocuk biraz kendini bilince yani okul zamanına gelince “SÜNNET TOY “yapılır.Sünnet düğünü genellikle bildiğimiz Türk adetlerine göre yapılır.Bir hafta önce sünnet olacak çocuğun yatağını , akrabalar toplanarak süslerler.Süsleme şekli ;grepleri bir birine bağlayarak  karyolanın üstüne bir tak yapılır.Sonra hep beraber yemek yenir. Özel olan şey “Horoz Tellenmesidir ” Kesilen bir horoz tellenir, (gelin teli )süslenir,sini dediğimiz bir tepsiye yerleştirilir. Süslenmiş olan horozun etrafına katlama,ulkum(lokum),kurabiye dediğimiz hamurdan yapılan pastalar yerleştirilir.Çeşit ,çeşit şekerler, meyveler yerleştirilir.Böylece donatılan sini sünnet olan çocuğun yatağının yanına yerleştirilir.Sininin etrafına gelen misafir çocuklar oturtulur.Bunlara sinideki nimetler ikram edilir.Güdülen amaç sünnet olan çocuğu oyalamak ,acısını dindirmek ve ağlatmamaktır.Sünnet toyun bir özelliği anne ve babanın kendi gayretleriyle kız alıp verme gibi başka kişilere karışmadan yapmış oldukları toydur.
                                                              ÜYLÜLÜK  TOYU (evlilik düğünü )
Evlenme dolayısıyla yapılan tören ve eğlencelerdir.Aile kurma ve etrafında doğan adet,gelenek ve merasimler sevinç ve töreleri yansıtır.Evlenmelerde kız anaları,gelinlik çağına yaklaşan kızına eş olarak, yakışıklı damadı bekler.Oğlan anaları da güzel ve çalışkan bir kızı  arar.Evlenmelerde gençlerin fikirleri çok önemlidir.İstemedikleri zaman zorla evlendirilmezler.
Evlenme toyları üç toydan ibarettir.İlki “tolga toy”,ikincisi “nişan toy “, son olarakta ”  üyken toy “dır.
TOLGA TOY :Kız ile delikanlı evlenmek üzere anlaştıktan sonra ,her iki taraf tarafından kız ve delikanlı ile ilğili araştırmalar yapılır.Bu hususta daha çok evlenecek gençlerin akraba olup olmadıklarını tespit etmek çok önemlidir.İki, aile arasında baba tarafından yedinci kuşağa, ana tarafından beşinci kuşağa kadar devam eder.Her şeyin gelenege uyduğu saptandıktan sonra cavşı (dünür )gönderilir.Cavşı (dünür ) daima iki tarafında bildiği ve  saygı duyduğu kişiler olur.Cavşılar genellikle pazartesi günü gönderilir.Çünkü Kırım tatarlarında  pazartesi günü uğurlu sayılır.Kız evine gelen cavşılar kısa bir sohbetten sonra “Allahın emri,Peygamberin kavliyle kızınızı oğlumuza münasip bulduk,siz ne dersiniz?.Denerek kız istenir.Aynı zamanda evlenecek delikanlının hünerleri ve nitelikleri anlatılır.Daha sonra erkekler bir yerde toplanarak kız için başlık parası olarak az bir miktarda süt hakkı isterler.Erkek tarafı kız ailesine gelirken kahve,şeker,katlama,lokum gönderir ve söz kesilir.Sonra kız ailesinin yakınları,komşuları dostları toplanır, sofralar  kurulur,Buna talga toy (söz kesme )denir.
NİŞAN TOY :Hem kız ,hem erkek evinde yapılır.Bu törene katılanların sayısı çoktur .Gençlerde davet edilir.Delikanlının ailesi kıza hediyeler götürür.Bu olaya “SATUV” denir.Kız için hazırlanan hediyeler içinde gelinlik (al veya beyaz ipekten ),iç giyisiler terlik, ayakkabı,çanta,altın takılar,süt hakkı para,bulunur.Kızın annesine,babasına kardeşlerine yakınlarına da hediye konur.Erkek tarafının yakınları da hediye koyarlar.Kızın annesi bohçalardaki hediyeleri akrabalarına ve komşularına göstermek için bir bölüme hepsini tek tek açarak koyar.Kız tarafı da gelen hediyelere bakarak kıyevge (güvey ),annesine ,babasına, kardeşlerine,ve hediye gönderen akrabalarına hediye yollar.Bunların üzerlerine kimlere verilecekse isimleri yayılır.Alyanslar (nişan yüzükleri)takılır.
Sofraya oturulur.Mevlit okunur,hocanın gelmesi şarttır.Eskiden kız evinde cantık adlı hamur hazırlanır ve konuklara ikram edilirdi.
Nişan toyla ,üyken toy arasında ramazan bayramı olursa oğlan tarafı kıza elbise ve terlik alınır,şayet kurban bayramı olursa kurbanlık koyun götürülür.
ÜYKEN  TOY   azartesi ve Perşembe günleri başlar.Dört gün devam eder.Her günün bir önemi vardır.İlk gün “soğum” ismini taşır.Kız evine damat tarafından birkaç soğumluk hayvan (kesilecek hayvan ) götürülür.Getiren kişiler akrabadır ve iki kişi olur.Biri baba tarafından biri anne tarafindan akraba olması lazımdır ki arada küslük olmasın.Soğumu gelin olacak kızın yengelerinden biri karşılar.Soğuma hafifçe dokunarak “kayda kaldın “(nerede kaldın şimdiye kadar ) der.Getirenler tarafından yengeye hediye verilir.Aynı gün toy yemekleri pişirilir.Yemekleri pişiren kişilere “kazanşı” denir.Kazanşılar pişirecekleri yemekleri özel dökümden yapılma  “şöyün kazanlar”da yaparlar.Herkesin bildiği “çiğ böreğin”özelliğide bu kazanlarda pişmesidir.Toylarda hazırlanan yemekler daima aynıdır,titizlikle riayet edilen sıraya göre ikram edilir.İlk önce “sorpa” (çorba )verilir.Sonra kızartma (etli patates kızartması-etli fasulye ),kızartmadan sonra sarma (yaprak sarması ),sonra sütlaç,bu yemekte yenildikten sonra “bokta”(pilav) ve hoşaf içilir.En nihayet şekerli yiyeceklere sıra gelir.Mesala baklava,saray burması,tahin helvası  v.b.tatlılar yendikten sonra kahve içilir.
Düğünlerde çalgı şarttır.Davul zurna hiç eksilmez.Düğün davetlileri geldikçe çalgıcılar tarafından dış kapıda özel havalarla karşılanır. Gelen konuklar hediyeleri ile birlikte gelirler.Karşılayan çalgıcıların zurnalarına para sıkıştırırlar.
Cuma ( veya Salı)nikâh günüdür.Güvey olacak tarafından kız evine 10 kuda gider.Kudalar arasında muhakkak güveyin amcası ve dayısı bulunur.Kız evine giden kudalar kızdan nikâh için müsaade almaya gelirler.Müsade isteme gelişi güzel olmaz, bir formüle göre yapılır.Kızım(kızın ismi),cıgıtnın  ulı(güvey olacak gencin babasının adı)delikanlının adı söylenerek”ak nekâh etıyatırmız,razı mısın? Kız”razıman)dersa dini nikâh hoca tarafından kıyılır. Eğer etmezse kıyılmaz.Sonra yemek yenir.
Cumartesi ( veya Çarşamba ) gençler için ayrılır. Başka bir deyimle evlenen kız,kız olarak  köydeki gençlerle son defa şenlik yapar ve vedalaşır.Buna “ kına toy”da denir. Bu vesile ile düğüne gelen delikanlılar ve kızlar, bir birleriyle tanışırlar. Dost olurlar. Kına toyda kızlar ve delikanlılar birbirleriyle karşılıklı atışmalar yani şınlar söylerler.Gecenin ilerleyen saatlerinde kızlar odaya alınır.İç içe geçmeli iki oda olur. İçteki odada kızların hepsi bir arada sıkışarak oturur.Ön odada gelin  kızın en yakın 2 arkadaşı konakbay kız (evin sahibi) olurlar. Bu odanın penceresi küçük ve dışarıya açılır.Dışarı da ise delikanlılar tek sıra halinde sıraya dizilirler.Aralarında münakaşa etmesini önlemek için onların başlarına evli fakat genç adamlar “kırcımanlar”koyulur.Kırcımanların görevi dışarıda sırada bulanan, delikanlıların taşkın hareketlerini önlemektir. Sıradaki delikanlı pencereye gelir. Konakbay kıza kına koydurmak istediği kızın adını söyler.Konakbay kız içeriye giderek söylenen kıza delikanlının kına koyacak mısın?Diye söyleyerek içerideki kızın onayını ister.Kına koyacaksa  kızı alarak ön odaya çıkarır.Kız penceredeki delikanlıyla konuşmaya başlar,delikanlının  serçe parmağına veya avucunun içine kına koyar. D elikanlı konuşmayı uzatmak içine kınanın şekline bahaneler bulur. Bu bahanelere örnek olarak;delikanlı  günümüz  parasıyla  10 kuruştan küçük, 25 kuruştan büyük olmuyacak der.Olasıya kadarda kızı uğraştırarak oyalar.Kız kına sürdükten sonra  gelin kızın hazırlamış olduğu kına mendilini kınanın üzerine bağlar.Bu tan vaktine kadar devam eder. Böylece başka aşklar başlar ve bir çoğu düğünle (toyla) sonuçlanır. Kınadan sonra oğlan evi kırcımanlara güzel bir eğlence sofra hazırlar.
 
Pazar( veya Perşembe) kelin (gelin )uzatılması günüdür.Kız evi gelini en yakınları ,akrabaları,dostlarıyla  kalabalık bir şekilde tantanayla yapılır. Gerçek bir kafileyi oluşturan arabaların (at arabaları) ilkin de gelin iki yenge ile  yer alır,arabayı kullanan sürücü gelinin amcası olmalıdır. Gelinin yanında giden erkeklere “kuda” ,kadınlara “kudagıy” denir. Gelinin bindirildiği araba, en süslü ve üstü kapalıdır.Bu arabaya “mögedek  arabası “denir.Kuda ve kudagıylar erkek tarafının en saygılı misafirleri olarak karşılanır ve ağırlanır. Kudagıylar kızın evini döşemek için gelmiştir.Evin süslenmesi çok değişiktir.
Damadın köyüne yakın bir mesafede gelin adayını delikanlılar karşılar.Bazen bunların arasında güvey (kıyev)de vardır. Kıyev gelin arabasının etrafında üç kere dönerek gelin kızın hazırlamış olduğu  “damat tokuzu”nu alarak gider.Tokuzda gömlek ,don ,çevre,şerbenti,gırep,çorap,şal,uçkur ve keseden oluşur. Delikanlılarda gelin kızdan  “delikanlı tokuzu”nu alırlar ve köye kadar oynaya oynaya gelirler .Gelin karşılayanların atlarınınkulaklarına renkli renkli gırepler bağlanır.
Gelin arabasının yanında  gelinin küçük erkek kardeşi ,yoksa enyakın akrabanın erkek çocuğun boynuna kap içinde bulunan “Kur’an- Kerim asılıdır.Arabadan önce o çocuk indirilerek bahşiş verilir.Yaşlı bir kadın bir tas dolusu kuru yemişi,bir avuç ufak parayı,yağda kızarmışufak lokmalarla birlikte gelinin mögedekli arabasının üstünden önce arkaya,sonra sağa,sola birer avuç dolusu saçar.Orada bulunan çocuklar bunları alırlar.Bundan sonra ihtiyar bir kadın elinde bir beyaz tavugun başını bir kanadın altına sokarak,gelinin başından üç kere dolandırır.Buna “kakma” denir. Bu adetle gelinin etrafındaki kötülükleri kovmaktır.
Gelin arabadan örtü tutularak indirilir.En yakın gelin tarafından bir erkek gelini kucağına alarak indirir, ve evin içinde kibir köşede hazırlanan gerdeğin arkasına bırakır.Gelinin bırakılmasına “kelin tüştü”denir.
Gelin düştükten sonra  güreş ve atlarla yarışlar düzenlenir..Güreşi kazanana hediye verilir.
Kıyev can (güvay gecesi) evlenen delikanlının ,delikanlı sıfatıyla köyün geçleri ile son şenlik eğlence gecesidir.Delikanlılıga veda anlamını taşır.Eğlence sabaha karşı damadın kartagasının  damadı büyük misafir dediği geline götürülmesini emretmesiyle gençler damadı gerdegin bulunduğu odanın kapısına kadar sürer.Güneş dogarken yine kartağası düğünün bittiğini ilan eder.Delikanlılar yarı keyfle dağılırken çalgılarda “ey gazi yol göründü” şarkısını söylerler.
Düğünlerimizin sosyal fonksiyonları da vardır.İnsanları ara ara bir araya getirmek için ,cemaat hayatı yaşatmak için hoş bir vesiledir.Aralarında ki bağların kuvvetlenmesini ve birbirlerine saygılı davranmasını pekiştirir.
 
  Toplam 125358 ziyaretçi (296739 klik)  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=